İş

Deprem bölgesi kadınları umut yetiştirmeye çalışıyor

Özlem ERMİŞ BEYHAN

“Birlikte Ayağa Kalkacağız”

Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Başkanı Emine Fazilet: 6 Şubat’ta korkunç bir sabaha uyandık. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, olmayacak da. Bu açıdan 6 Şubat’ı ülkemiz için bir milat olarak görüyorum. Bu süreçte aldığımız dersler de bize eskisi gibi olmamamız gerektiğini gösteriyor.

Deprem ülkemizin en temel gerçeği ancak sosyal hayatımızı, ekonomimizi ve her zamanki gibi şehirlerimizi ve köylerimizi deprem gerçeğine göre yeniden tasarlamamız gerekiyor. Eksiklerimizden ders çıkarmalı ve kaderciliğe izin vermeyen bir zihniyet dönüşümü gerçekleştirmeliyiz.

Hayatımızı bilimin ışığında şekillendirmeliyiz. Sorun sadece depreme dayanıklı binalar yapmak değil, zihniyetimizi değiştirmemiz de değerli. Tüm bu dönüşümlerde kadınlar da erkekler kadar aktif olmalıdır. Bu süreçte en çok ihtiyacımız olan şeyin dayanışma olduğunu gördük.

Kaybedilenleri geri getirmek mümkün olmasa da yaralarımızı ancak dayanışma içinde sarabiliriz. Depremin çıktılarını ve yol açtığı tahribatı bir bütün olarak açıklamak için henüz çok erken ancak sarsıntı Türkiye ekonomisini derinden etkiledi. Bölgede ekonomik faaliyetler durma noktasına geldiğinden, kadınları yeniden ayağa kaldırmak ve iş hayatına dahil etmek için hepimizin yapacak çok işi var.

Tekrar bir araya gelmek için çok çalışmalıyız. Devletin SGK patron hisselerindeki vergi teşvikleri, indirimleri ve takviyeleri, depremden zarar görenlerin istihdamında işverenler açısından büyük önem taşıyor.

Bu süreçte KAGİDER olarak misyonumuz yaraları sararken bölgede istihdam yaratmaktır. Bölgeye gönderilen gıda, giyecek ve barınma yardımları kadar değerli bir takviye noktası varsa o da istihdam yaratmaktır. Depremden maddi ve manevi olarak etkilenen insanımızın, acılarını dindirmek ve iyileşmek için çalışması ve üretmesi gerekiyor.

Bu nedenle sürdürülebilir ve sistemli temeller oluşturmak çok değerlidir. Biz KAGİDER olarak elimizdeki kaynakları doğru bir şekilde kullanarak destek sistemleri oluşturmaya çalışacağız. Bölgedeki kadınların ve üreticilerin umudunu yeşertmek için “Kadından Al Vatan Kazan” mottomuzu hayata geçirmeliyiz.

KAGİDER olarak kurduğumuz ve Garanti BBVA iş birliği ile büyüttüğümüz ‘Ticaret Kadınları’ platformumuz, kadın girişimcileri ve kadın kooperatiflerini güçlendiren bir portal görevi görürken, depremzede bölge ve kadınlar için de değerli bir yapılanma oluyor.

Mobil uygulamasını da erişilebilir hale getirdiğimiz bu platform sayesinde kamu ve özel şubelerdeki satın alma süreçlerinde ihtiyaç duyulan iş veya hizmetlerin ilgili bölgede hizmet veren kadın girişimcilere ulaştırılmasını kolaylaştırıyoruz. Özellikle kadınların güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Girişimci olsun ya da olmasın yerel kadınları istihdama dahil edebilecek sistemlerin inşa edilmesi, tarım ve hayvancılık ile kooperatifçiliğin güçlendirilmesi çok değerlidir.

Ayrıca deprem bölgesinde kalanların yanı sıra farklı illere göç eden gençlerin, girişimcilerin, çalışanların ve patronların desteklenmesine yönelik çalışmalar yapılmalı, deprem bölgesinde ekonomik yatırımlar sağlanarak göçmenlerin dönüşü teşvik edilmelidir. .

Hep birlikte elimizi taşın altına koyacağız ve hep birlikte ayağa kalkacağız. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, bu yıl biraz üzülsek de “Her şey eşitlikle başlayacak” sözünü tekrarlamak istiyorum. Dünyayı daha yaşanır bir yer haline getirmek için çalışacağız.

Bu yıl çok daha güçlü, çok daha yiğit, çok daha dirençli olacağız. Depremden zarar gören kadınların yeniden çalışmaya teşvik edileceği, güçleneceği ve iş hayatında verimliliklerini artıracağı bir dayanışma ağı içinde olacağız. Bu yıl birlik ve beraberlik yılıdır. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için en kıymetli dileğim ve mesajım; dayanışma ruhunu yaşatmak. Cumhuriyetimizin 100. yılında küllerimizden yeniden doğacağız.

“Kadınlar çocukları için sıcak çorba istiyor”

Adıyaman Kültürel ve Ekonomik Kalkınma Derneği (AKEK) Başkanı Dilvin Şirvan Toprak: Adıyaman tamamen yıkıldı. Düzleştirildi. Ben 50 yaşında bir kadınım. Sarsıntı olur olmaz ticaret odasının önüne geldim ve çorba dağıtmaya başladım. Bizi aramanız bile bizim için o kadar büyük bir destek ki… İlk günden beri sahadayız.

Çok can kaybettik ama giden gitti, kalan sağa bakmak lazım. Adıyaman Ticaret Odası başkanımız da depremde hayatını kaybetti. Erkeklerin gündemi farklıdır ama kadınlar yatacak yer, çadır ve çocukları için sıcak bir çorba peşindedir. Gidenlerin geri dönebilmesi için burada bir iş ortamı oluşturulmasına acil ihtiyaç var. Biz bayanlar gücün sembolleriyiz.

Birçok yakınımızı kaybettik ama vatanımızı terk etmiyoruz. En büyük şikayetimiz koordinasyon ve planlama eksikliği. Biz bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama rahatsız olmaya çalışanlar var. Burada umut, biz kadınların çabalarının yeniden yeşermesidir. Her şeye rağmen hayat devam ediyor. Ve artık hepimiz biriz. Umut bittiğinde her şey biter.

“Bunun üstesinden gelebiliriz ama desteğe ihtiyacımız var”

Hatay Kadın Girişimciler Derneği (KAGİD) Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Kıral: Çok mutsuzuz. İlk iki gün çaresizlik bitirdi bizi. Enkazda insanları görmek, bu kadar beklemek, elimiz kolumuz bağlı, bizi yordu. Şu anda hijyen konusunda çok fazla sıkıntı var. İç çamaşırı muhtaçlığı büyüler. Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte salgın hastalıklar başlayacak hatta inanılmaz sağlıksız bir hava var. Motivasyon çok düşük.

Antakyalı hanım bunun üstesinden gelebilir ama desteklenmesi gerekiyor. Nane ve kekiğimiz var, çok verimli, işlenebilir. Dut ağaçlarımız, ipekböcekleri hareketsiz, ekipman desteği ile üretim canlanabilmektedir. İyileşme en az 1-2 yıl sürer, ancak başlamak savaşın yarısıdır.

Antakya dışarıdan kimse tarafından desteklenmemeli, bu bölgenin yapısı bozulmamalı, Antakya çok özel bir insan unsuruna sahiptir. Bu değişmemeli. Çok şey kaybettik, sayfalar yetmiyor ama bu bölge üretimin güçlü olduğu, Prada’ya ayakkabı üreten, Ortadoğu’ya ağaç işleyen bir bölge… Yeniden ayağa kalkacağız.

“Çok hüzünlü bir 8 Mart”

Fırat Sanayicileri ve İşadamları Federasyonu (FIRATSİFED) ve Elazığ İş Kadınları Derneği (ELİKAD) Lideri Prof. Dr. Yasemin Üzerine:Bu yıla girerken, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümü nedeniyle kadınların yaşadığı sorunların, orta bölgelerdeki eşitsizliğin, toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve bir asırda geldiğimiz noktanın tartışıldığı bir 8 Mart yaşayacağımızı düşünüyordum. bu konular her yönden tartışılacaktır.

Ancak bu 8 Mart’ta ülkemizi sarsan depremin ardından aklımız, düşüncemiz ve kalbimiz şok bölgesindeki kadınlarla birlikte. Bu vesileyle çok hüzünlü bir 8 Mart geçiriyoruz. Bildiğiniz gibi Elazığlıyım. 2020 yılında yaşadığımız Elazığ depreminin yaralarını tam saramazken bu büyük deprem felaketini yaşadık. Sarsıntı sırasında Elazığ’da değildim ama hızla bölgeye gittim.

Gerek üyesi olduğum Seza Çimento, TÜRKONFED, gerekse Türkiye Çimento ve Çimento olarak başta arama kurtarma olmak üzere barınma, gıda ve ısınma olmak üzere elimizden gelen her türlü desteği verdik, vermeye de devam edeceğiz. Sanayi Müdavimleri Derneği, FIRATSİFED ve başkanı olduğum ELIKAD. Ne yazık ki kadınlar deprem ve diğer afetlerden hem sosyal hem de ekonomik olarak en çok etkilenen kesimlerin başında geliyor. Şu anda ülkemiz genelindeki dayanışma ruhu ve dünyanın dört bir yanından gelen takviyelerle yaraları hep birlikte saracağımıza dair sonsuz ümidimiz var.

Öncelikle kadınların ve ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamalıyız. Gıda, barınma ve hijyen hala büyük bir sorun. Bundan sonra da kadınları işlerine ve hayatlarına geri döndürmek için hep birlikte çalışmalıyız. Kadınlar azim, cesaret ve güçlü duruşlarıyla önce ailesini, sonra işini, şehrini, bölgesini ve ülkesini ayağa kaldırabilir.

Ancak bunun için ekonomik ve manevi iyileşmeleri ve çok yönlü güçlenmeleri için her türlü desteğin verilmesi gerekir. Bu zor şartlar altında bile büyük bir dirayetle dimdik ayakta duran şok bölgesindeki kadınlar başta olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.

“Büyük travma yaşayan kadınlar umut arıyor”

İŞKAD Yürütme Konseyi Başkanı Berman Mantı: 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen iki büyük deprem maalesef 11 ilimizde büyük yıkıma neden oldu. 50 bine yakın insanımızın hayatını kaybettiği depremler yüreğimizi dağladı. Toplumun her kesimi yaraları sarmak için büyük çaba harcıyor.

Biz sivil toplum kuruluşları olarak depremin ilk anından itibaren bölgede yoğun bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tabii ki tüm Türkiye sarsıntılardan etkilendi. Bu süreçte kadınların ve çocukların daha çok mağdur olduğunu belirtebiliriz. Ailesini kaybeden kadınlar, geride kalan aile bireyleri ve yakınları için tam anlamıyla mücadele ediyor. Kadınlar için rutin ev işleri, dışarıda olduğu gibi çadırda da devam ediyor. Büyük bir travma yaşamış kadınlar da bu süreçte çocuklarının psikolojisini düzeltme telaşı içindedirler.

Ekonomik hayatın durduğu bölgede kadın girişimcilerin oluşturduğu ekosistemin şok halinde devam etmesi sağlanmalı. Girişimci kadınlarla birlikte yeni girişimci kadınları tespit etmek ve ekonomik döngüye adapte etmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Tarımla ilgili de çalışmalarımıza akut olarak başlayacağız. Girişimci kadınların öncelikle bölgelerine kazanımlarını sağlamak adına detaylı bir çalışma içindeyiz. Hem bölge hem de ülke ekonomisine destek olmak için kadın emeği ile mücadele ediyoruz. Bu kapsamda yerli ve yabancı yatırımcıların ilk tercihinin deprem bölgesi olmasını temenni ediyoruz.

Vakit kaybetmeden bölge yeniden yapılanmalı ve hayatta kalanlarımız yeni bir umutla hayata kucak açmalıdır. Ayrıca iş ve meslek sahibi kadınlar ile girişimci genç kadınlara yönelik gelişim projelerinin hayata geçirilmesini bekliyoruz.

Deprem nedeniyle başka illere sevk edilen 166 bin 238 öğrenci ile psikolojik ve lojistik açıdan yakınlarını kaybeden çocukların topluma kazandırılması da büyük önem taşıyor. Acılarının paylaştıkça azalacağına olan inancımla, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ülkemize sağlık ve sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

“Hizmet alımlarında kadın ön planda tutulmalı”

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İş Dünyasında Kadın Komitesi Başkanı Reyhan Aktar: İş Dünyasında Kadın Kurulu (İDK) olarak kadın emeğini görünür kılmak, fırsat eşitliğini sağlayacak politikaları dile getirmek ve toplumsal cinsiyete duyarlı politikalar için farkındalık yaratmak için her 8 Mart bizim için günler ve haftalar demek. Artık öncelik, kadınların fiziksel ve ruhsal sağlığını iyileştirebilecek koşulların bir an önce sağlanması olmalıdır. Tekrar tekrar yeni bir hayat kurmak için hayatta kalan her birini kazanabilmek çok değerlidir. Özellikle deprem bölgesinde, hayatın yarısını oluşturan kadınların insan kaynağı gücünün istihdamda daha fazla değerlendirilmesi, onların donanım ve kapasitelerini geliştirecek, bakım desteği sağlayacak politika ve projelerin geliştirilmesi, deprem bölgesinde hayata yeniden başlamak için iş ve hizmet alımlarında önceliği kadınlara vermek. 50 kadın derneğinin çatısı altında yer aldığı TÜRKONFED İDK olarak biz de bu alanlarda sorumluluklarımızın bilincindeyiz ve bölgelerimizin kalkınmasına kadın emeği ile destek vermeye devam ediyoruz.

Bu süreçte deprem bölgesi özelinde eğitim başta olmak üzere sosyal, kültürel ve sosyal projelerimizi sadece kadınlar için değil, çocuklar ve gençler için de hayata geçireceğiz.

“Birlikte çözeceğiz”

İnci Holding Yürütme Kurulu Başkanı Sevinç Gök: Kadının sosyal ve ekonomik hayatta adil koşullarda var olduğu konusunda farkındalık yaratmayı ve kadın emeğini onurlandırmayı amaçlayan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün bu yıl yaşadığımız deprem felaketi nedeniyle her zamankinden daha değerli olduğunu düşünüyorum. Hatta afet sonrası dönemde var olan cinsiyet eşitsizlikleri derinleşebilir ve depremzedelerin üzerindeki maddi ve manevi yük artabilir. Toplumsal cinsiyet eşitliğine bir gün değil her gün değer veren İnci Holding olarak analiz odaklı, kapsayıcı, sürdürülebilir güçlendirme ve projelerimizle başta afetzedeler olmak üzere kadınların her zaman yanındayız! Bu konuda bizimle örnek bir vizyonu paylaşan tüm şirketlerin bu özel günü toplumsal cinsiyet eşitliği dengesizliklerine dikkat çekmek ve kalıcı çözümler üretmek için bir fırsat olarak değerlendirmelerini yürekten temenni ediyorum. Birlikte güzel olabiliriz, birlikte eşit bir gelecek inşa edebiliriz!

“Örnek bir model oluşturabiliriz”

AOSB Bayan San. Platform Lideri Ayça Çelik: Kadınlar bir araya gelerek güç birliği oluşturarak gençlere örnek bir model oluşturabilirler. Bu durumda yapacak çok işimiz var. Gençlerin önünü açmaya ve vizyon sahibi olmaya özen göstermeli ve model olmalıyız. Hanımlar kendilerini gerçek anlamda yükselttikleri sürece önlerinde hiçbir engel yoktur. Bu yıl Adana Sanayi Odası komitelerinde kadın oranı arttı. Kadınların sektörel kümelenmelerde karma bir grup olarak yer almalarının daha faydalı olacağını düşünüyorum. İş dünyasında bu böyledir. Yeter ki hatasız bir iş yaptığı sürece kimse bu kadını veya erkeği satın alın demez. Bunun arkasında durarak ilerlersek bu oran var olanın üzerine çıkar, o bilinçle gitmek zorundayız. Kadın kendine güvenen ve model olacak şekilde yetiştirilmelidir. Güçlü kadınların ilgi odağı olmak gençlere gelecek için umut olacaktır.

“Mücadeleye devam ediyoruz”

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Şiddet: Ekonomik ve sosyal hayatta kadın ve erkeğin tamamen eşit olduğu bir dünya için sürekli mücadele ediyoruz. Kadın ve erkek arasındaki eşitsizlikler, temel prestijiyle, sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınmanın önündeki en büyük engellerden biridir, hatta ilkidir. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin elde ettiği kazanımlar devam etmemiştir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girmeye hazırlanırken temel sorunlarımıza çözüm bulmamız gerekiyor. Bunun yolu da toplumsal bilinçlendirme ve eğitimden geçiyor. Hukukumuzun uluslararası normlara uygun olması ve etkin bir şekilde uygulanması kuraldır. Bu yolda atılacak en değerli adım İstanbul Sözleşmesi’ne dönüş olacaktır.

“Kadınlar haklarını korumaya ve ifade etmeye devam etmeli”

Mersin İl Yönetim Kurulu Başkanı Ayferi Tuğcu: Ne yazık ki iş ve ekonomi dünyasındaki sivil inisiyatifler ve meslek odaları başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarında gördüğümüz kadarıyla yeterince kadın yok. Nerede yaşarsanız yaşayın, toplumsal cinsiyet eşitliği temel bir insan hakkıdır. Bu eşitlik, ekonomide devrim niteliğinde başarılar getireceği gibi, sağlıklı bireyleri sevmenin, ülkenin refah düzeyinde ve toplumsal fayda yaratmada bugünümüzün ve geleceğimizin teminatı olacağını göstermektedir. Sarsıntı bölgesindeki kadınlarla ve şehrimizle mümkün olduğunca iletişim kurmaya çalışıyoruz. Kadınların ve çocukların ihtiyaçlarını ön planda tutuyor, onları kaynaklarla buluşturuyoruz. Onlar için onları dinleyerek hareket ediyor ve ortak hedefler belirleyecek projeler planlıyoruz. Kadınlar haklarını korumaya ve ifade etmeye devam etmelidir. Tüm platform ve kuruluşların artık takım ruhu, yönetişim, toplumsal cinsiyet eşitliği, adalet ve fırsat eşitliği kavramlarını kurumsal vizyonlarına yerleştirmesi gerekiyor. Kadının bakış açısı ve vizyonu öne çıkarılmalıdır.

“Sadece birliğin gücü ile iyileşebiliriz”

Ümit Boyner / Boyner Kümelenmesi Yönetim Kurulu Üyesi: Cumhuriyetin 100. yılına girerken, kadının toplum ve iş hayatındaki yerini ve haklarını tartışmaya devam ediyoruz. Ne yazık ki bu eşitsizlik ortamı sadece ulusal değil küresel bir sorun. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Eşitsizliği raporu, küresel olarak tam cinsiyet eşitliğini sağlamak için önümüzde 132 yıl olduğunu gösteriyor. Buna göre, ekonomik katılım alanında eşitsizliğin aşılması 151 yıl, siyasi güçlenmenin sağlanması 155 yıl ve eğitimde eşitliğin sağlanması 22 yıl almaktadır.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü eşitlik gereğini güçlü bir şekilde vurguladığımız bir gün olarak konumluyoruz. Bu kapsamda geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da olağan şartlarda hazırladığımız iletişim kampanyamızı kamuoyu ile paylaşacaktık. Ancak şu anda normal şartlarda değiliz. Ülkemizi kasıp kavuran depremin ardından bölgede yaraları sarmaktan daha öncelikli bir konu olmadığı bilinciyle hareket ettik. Bölge için yaptığımız birebir ve malzeme güçlendirmelerini daha sürdürülebilir projelerle devam ettirmenin yollarını aradık. Afet zamanlarında kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi hassas gruplar için risklerin arttığı bir gerçektir. Bu alandaki bilgi ve gücümüzü hızla bölgenin ihtiyaçlarına yönelttik. Mor Kampüs projesini de bölge için hayata geçiren Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) ile güçlerimizi birleştirdik. Mor Kampüs projesi ile başta kadın ve çocuklar olmak üzere bölgedeki savunmasız grupların yanında olacağız.

Mor Kampüsler; Emzirme odaları, çocuklar için aktivite alanları, psikolojik danışma ve daha birçok imkanı ile kadınlarımızın, çocuklarımızın, yaşları nedeniyle bakıma muhtaç yaşlılarımızın ve engellilerimizin durumlarını iyileştirmemize ve psikososyal açıdan güvenilir mekanlar yaratmamıza olanak sağlayacaktır. en temel ihtiyaçlarını sağlayarak. İlk etapta 14 kampüsle destek verdiğimiz projenin yaygınlaştırılması daha çok kadın ve çocuğa ulaşmak adına büyük değer taşıyor. Bu nedenle herkesi projenin büyümesine katkıda bulunmaya davet ettik. Ancak birlikten doğacak güçle birlikte iyileşebileceğimize inanıyoruz. Bu yıl 8 Mart Kadınlar Günü’nü bu inanç, umut ve yeniden inşa edeceğimiz gelecek hayaliyle karşılıyoruz. Ama biliyoruz ki hanım fit olursa dünya düzelir.

Türkiye’de kadınlar ve kız çocukları hak ettikleri inançlı geleceğe, eşit yaşam koşullarına kavuşana kadar bu alanda konuşmaya, sorumluluk almaya ve elimizden gelen her alanda projeler üretmeye devam edeceğiz.

“Her kadın çalışanımız bize güç veriyor”

Pınar Süt Yürütme Konseyi Başkanı İdil Yiğitbaşı:Ülkemizi sağlıklı ve güvenilir süt ve süt ürünleri ile buluşturan Pınar Süt adına kadınların eşitlik, özgürlük ve daha mutlu bir yaşam arzusunun tüm dünyaya duyurulduğu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. 1973’ten beri ürünler.

Pınar Süt olarak cumhuriyetimizin 100. yılında üst yönetimimizin yüzde 53’ünün, yöneticilerimizin yüzde 39’unun ve tüm çalışanlarımızın yüzde 20’sinin kadın olmasından gurur duyuyorum.

Kadınların güçlendirilmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğini destekliyoruz. 2012 yılında “UN Women’s Empowerment Unsurları CEO Reinforcement Beyanı”na imza atan markalar arasında yer alarak kadınların iş hayatına daha fazla dahil olmasına odaklanıyoruz.

Üreticilerimiz, tedarikçilerimiz, bayilerimiz ve çalışanlarımızla birlikte 500 bin kişilik bir ekosisteme sahibiz. Ekosistemimizdeki her kadın çalışan bize güç veriyor.

Üretimin gücüne inanıyor, kadınlarımızın faaliyet gösterdiği süt çiftçiliğini desteklemek için adımlar atmaya devam ediyoruz. Pınar Enstitü aracılığıyla “Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde” projesi ile binlerce kadın süt çiftçisine hayvan sağlığı, hayvan besleme ve hijyen eğitimleri verdik. Çalışanlarımızdan tüketicilerimize, bayilerimizden mandıracılarımıza kadar her platformda kadınlarımızı destekleyen faaliyetlere değer veriyoruz.

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta meydana gelen ve tarım ve hayvancılık açısından büyük önem taşıyan 11 ili derinden etkileyen depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Yaşar Topluluğu ve Pınar olarak afet bölgelerinde yerimizi korumaya devam ediyoruz. Bu illerde Pınar Süt ile çalışan tüm çiftçilerimizin üretim faaliyetlerine devam etmeleri için yanlarında olduğumuzun altını çizmek isterim. Süt sektöründe Türkiye’nin lider markası olarak bölgesel kalkınmayı destekleyerek gelişmeye devam edeceğiz.

Öte yandan, Kurucumuz ve Onursal Liderimiz Selçuk Yaşar’ı geçtiğimiz günlerde kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Selçuk Yaşar bu ülke için çok büyük bir değerdi. Ülkemize kazandırdığı eserler, topluma yaptığı katkılar ve Türkiye sevgisiyle hepimize örnek olan Selçuk Yaşar, fikir, ilke ve değerleriyle bizlere yol göstermeye devam edecektir.

“Hayatlarını yeniden inşa edecek insanları desteklemek için herkesin oynayacağı bir rol var”

Kale Küme Lideri ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay:Her yıl Dünya Kadınlar Günü’nde temel sorunumuz kadınların iş hayatında ve toplumda hak ettikleri yeri alması… Toplumsal cinsiyet eşitsizliği sorununun üstesinden gelmek, kırılmak ve kırılmak için her zaman kamu, iş dünyası ve sivil toplum olarak birlikte çalışmaya odaklanıyoruz. önyargıları ve zihniyet değişikliğini sağlamaktır.

Ancak bu yıl çok özel bir dönemden geçiyoruz. Büyük bir felaket yaşadık. Şehirlerimiz yıkıldı, canlarımızı kaybettik. Depremde kaybettiklerimizin acısını derinden hissediyoruz. Ülke olarak deprem bölgesinde hayatı canlandırmak için insanüstü bir çaba sarf ediyoruz.

Asıl sorumluluğumuz enkaz kaldırıldıktan sonra başlayacak. Biliyoruz ki orada kalanlar, başka şehre göçenler ama aklı ve kalbi memleketinde olanlar için kalıcı çözümler üretilmelidir.

Bu tür afet durumlarından en olumsuz etkilenenler kadınlar ve çocuklardır. Afetler toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiriyor. Ne yazık ki, bu beyin sarsıntısında olan buydu. Zelzele bölgesine yaptığım ziyaretlerde birçok kadın ve gençle sohbet ettim, beklentilerini dinledim, isteklerini dinledim. Temel ihtiyaçların ötesinde en büyük sorunun işsizlik ve eğitim olduğunu net bir şekilde gördüm. Bu hanımların hayata tutunacak bir işleri olmalı. Çocukların ve gençlerin eğitimi asla kesintiye uğratılmamalıdır. Umutlarını her zaman canlı tutmalıyız.

Sorunlardan değil sorumluluktan beslenen çalışma anlayışımızla Kümelenme’deki tüm şirketlerimiz ve dostlarımızla birlikte bölgedeki işsizlik ve eğitim sorununa ilişkin neler yapabileceğimize odaklandık. 32 yıldır özellikle bu iki başlık altında çok güzel projelere imza atan Kale Seramik Vakfımızın da katkısıyla deprem bölgesinde etki odaklı çalışmalar yapabileceğimizi düşünüyorum.

Yine bu yıl Küme’deki kadın meslektaşlarımız Kadınlar Günü’ne özel bir kutlama yapılmasını istemediler. Onların ortak talebi üzerine bütçemizi deprem bölgesinde dördüncü gündüz bakım evimizi hayata geçirmek için kullandık. Çocukların gözlerindeki ışıltı gerçekten görülmeye değerdi. Kale Kümesi kadınları böylece güzel bir dayanışma örneği sergilediler.

Bir kez daha kadın ve erkek olarak bu işin üstesinden geleceğiz. Hayatını yeniden inşa etmeye çalışan halkımızın can damarı olacağız. Bu noktada her bireye, her şirkete, her departmana çok değerli görevler düştüğüne inanıyorum. Kale Grubu olarak her zaman kadınların ve nur yüzlü gençlerin yanında olacağız.

“Deprem kadın istihdamını da vurmasın”

Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN) Lideri Buket Çelebiöven: Kadın istihdamının artırılması, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında kilit rol oynayacak bir anahtardır. Kadınların potansiyelinden yararlanmak için, hem kadınları ekonomide istihdamda tutmak hem de olmayanları dahil etmek için ne yapılması gerektiğine odaklanmalıyız. Fırsat eşitliğinin sağlanması, süt odalarının, kadın-erkek doğum izninin, ebeveynlik sürecinde esnek çalışma saatlerinin, eğitim ve mesleki gelişim olanaklarının sağlanması için gerekli uygulamaları hayata geçirmemiz gerekiyor. Ne yazık ki tüm dünyada afetlerden en çok etkilenen küme kadınlardır. Bu felaketten sonra kadınların daha çok etkileneceği kesin. Bu nedenle depremden etkilenen kadınlara veya yakınlarına yönelik çalışmaların yapılması çok değerlidir. Kadın işgücünü afet sonrası krizden korumak için öncelikle travmayı atlatmaya yönelik rehabilitasyon çalışmaları gerekmektedir. Pandemi sürecinde hayatımıza giren uzaktan çalışma sisteminden yararlanarak kadınları istihdamda tutmalıyız. Bunun için gerekli dijital altyapının ve uzaktan çalışma merkezlerinin kurulması önceliklidir. Uzaktan çalışma ile bölgeden göç etmek zorunda kalan kadınlar istihdamda tutulabilir ve uygun departmanlarda uzaktan çalıştırılarak bölgedeki işgücü kaybı diğer şehirlerden karşılanabilir. Depremden zarar gören kadınların istihdamda kalmaması, hâlihazırda istihdam edilmeyen kadınların ekonomiye kazandırılması için mesleki gelişim sağlayacak eğitim ve mentorluk programlarının düzenlenmesi ve kadın istihdamını artırmaya yönelik teşviklerin uygulanması bu süreçte önemli katkı sağlayacaktır. ve kadın girişimciliğini desteklemektir.

Öte yandan, kadın istihdamında 10 yılda sadece yüzde 5’lik bir artış yakalamış olmamız, kamu tarafında alınması gereken uygulamalar olduğunu da açıkça ortaya koyuyor. Kadın istihdamını artıracak teşvik uygulamalarını hayata geçirmeliyiz. Kadınların omuzlarından çocuğa ve yaşlıya bakacak kreşleri ve yaşlı bakım merkezlerini yaygınlaştırmalı ve bu hizmetleri erişilebilir hale getirmeliyiz. Kadınların ekonomiye eşit katılımı ve cinsiyet eşitliği gibi konular kalkınmamız için kritik öneme sahiptir.

kadın deprem bölgesinde

Sosyo-Politik Saha Araştırma Merkezi’nin Kasım 2019 araştırmasına göre Adana’da kadınlar yüzde 42,1 tarımda, yüzde 32,99 hizmet sektöründe; Hatay ve Kahramanmaraş’ta tarımda yüzde 41,1, hizmet sektöründe yüzde 32,04; Gaziantep, Adıyaman ve Kilis’te tarımda yüzde 36,52, hizmet sektöründe yüzde 27,2; Şanlıurfa ve Diyarbakır’da tarımda yüzde 40,74, hizmette yüzde 22,91, tarımda yüzde 48,37 ve Malatya ve Elazığ’da hizmet sektöründe yüzde 27,09’dur.

Güler Sabancı, dünyanın en güçlü kadınları arasında yer alan tek Türk’tür.

Merkezi New Jersey’de bulunan Amerikan iş dergisi Forbes, “Dünyanın En Güçlü 100 Kadını” listesini yayınladı. Mecmua’nın 2004 yılından bu yana her yıl yayınladığı listenin başında bu yıl Avrupa Komitesi Lideri Ursula von der Leyen yer alıyor.

27 AB ülkesini ve 450 milyon Avrupalıyı temsilen üç yıl önce komisyonun ilk kadın başkanı seçilen von den Leyen, 24 Şubat 2022’de başlayan Ukrayna Savaşı’ndaki başrolü nedeniyle birinci ilan edildi. yaşındaki Alman liderin Çin’e meydan okuması geçen yılın en çok konuşulan olaylarından biri oldu.

Listede bir Türk var, 81. sırada yer alan Güler Sabancı. Listenin en genç ismi ise 79. sırada yer alan 33 yaşındaki müzisyen Taylor Swift. 35 yaşındaki müzisyen Rihanna ise 73. sırada yer alıyor.

İranlı Mahsa Amini, Hintli 6 kişinin yer aldığı son listede 100. sırada yer alıyor. Amini’nin gözaltında öldürüldüğü 16 Eylül 2022’den bu yana İran’da her gün sokak gösterileri yapılıyor.

“Kadınlar ve finans”

OSTİM Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doğaner Finansal Danışmanlık Kurucu Ortak Dr. Berra Doğaner: Neyse ki her 8 Mart’ta kadın bahisleri üzerine daha çok düşünüyor, daha çok konuşuyor ve daha çok yazıyoruz. 8 Mart’ta köşelerini bizlere açan Dünya Gazetesi’ne çok teşekkürler.

Mesleğim ve uzmanlığım gereği kadın ve finans, kadın ve finansal okuryazarlık, kadın ve sermaye piyasaları üzerine yazmayı anlamlı buldum.

Finans branşı özelinde baktığımızda kadınların işgücündeki temsil oranının %50’yi aşarak birçok şubeyi geride bıraktığını görüyoruz. Ancak yine de finans denilince erkek egemen bir iş kolu olarak akla geliyor değil mi? Bunun temel nedeni, kadınların finans sektöründe üst kademelere çıkamaması ve karar verici konumlara çıkamamasıdır. Finans dünyasında kadın başkanların azlığı değerli bir bahis.

Kadın finans yöneticilerine bu alandaki gelişimi hızlandırmak için neler yapılması gerektiğini bizzat soran Deloitte Türkiye ve CFA Türkiye grubunun bulguları şuna işaret ediyor:

Finans dünyasında çalışanlara rol model olabilecek kadın liderlerin görünürlüğünü artırmak

– Esnek/uzaktan çalışma imkanları

– Resmi veya gayri resmi mentorluk programları

– Tanımlanmış kariyer planı

– Bireysel kariyer seçenekleri, eğitim ve gelişim programları

Konunun ele alınabileceği ikinci katman finansal içermedir. Hem dünyada hem de ülkemizde servet erkeklerin elinde birikiyor. Tasarruf ve yatırımlar çoğunlukla erkekler tarafından yapılır. Araştırmalar, dünya çapında yaklaşık 2 milyar insanın finansal hizmetlere erişiminin olmadığını ve Türkiye’deki kadınların %55’inin bankacılığa, yani bankacılık hizmetlerine, tasarruf veya sigorta işlerine erişimi olmadığını gösteriyor. Yani bu alanda katedilmesi gereken mesafe sandığımızdan çok daha fazla.

Kadın cephesinde artan finansal kapsayıcılık, elbette finansal okuryazarlık çalışmalarıyla yakından ilgilidir. Son yıllarda bankalar başta olmak üzere birçok kamu ve özel sektör kuruluşu ve STK’nın bu alana odaklandığını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Ama şu an rehavete kapılmak için çok erken. Bu alandaki çalışmaların hız kesmeden devam etmesi esastır. Kadınların temel finansal konularda bilgi sahibi olması, finansal riskleri okuyabilmesi, riski bölüşebilmesi ve gerçek yatırımlar yapabilmesi için hala ihtiyaç var.

Finansal okuryazarlık ve finansal özgürlük yolunda kadınlar için yapılacak çok az şey var.

“Rol model kadınlarımızın sayısını artırmalıyız”

TOBB Kocaeli Kadın Girişimciler Meclisi Başkanı Nurcan Babalık: Ağır sanayi kenti Kocaeli’de kadınlar iş hayatında istenilen oranda yer almıyor. Çünkü ağır sanayide kadınların iş hayatında olması için yeterli alt yapı yok. Sanayide durum böyleyken, yönetim kadrosunda ya da imza yetkisine sahip kadın sayısı oldukça fazladır. Kocaeli’de iş hayatında kadınların eğitim düzeyi oldukça iyi. Sektöre ne kadar çok kadın katabilirsek, sektörde çalışan kadın sayısını ne kadar artırabilirsek, katma maliyetin de o kadar artacağına inanıyorum. TOBB’un “Sanayide Kadın Eli Projesi” bu nedenle değerlidir. Çalışan kadınlar da rol model olacak. Bu sayede kadın girişimcilerin ve sektörde çalışan kadınların sayısı artacaktır.

“Afette kadın olmak iş yerinde kadın olmaktan daha zor”

Kuzey Marmara Otoyolu Genel Müdürü Aynur Uluğtekin: Ülkemizi boğan deprem felaketleri elbette hepimizi derinden sarstı. Kayıplarımız büyük, acımız derin. Devletimiz ve milletimizin el ele vererek bu zor günleri birlikte aşmak ve yaralarımızı sarmak için dünyaya örnek bir dayanışma gösteriyoruz. Kuzey Marmara Otoyolu olarak bölgedeki vatandaşlarımız için elimizden gelen tüm takviyeleri seferber ettik. Yaptığımız yardımların sürdürülebilirliği çok değerli. Deprem bölgesinde hem psikolojik hem de sosyal açıdan kadınlarımızın ve çocuklarımızın yanında olmaya çalışıyoruz. Genel olarak iş hayatında kadın olmanın zorluğuna dikkat çekiyoruz. Ancak bu kadar yıkıcı etkileri olan bir felakette kadın olmanın daha zor olduğunu ve omuzlarındaki yükün çok ağır olduğunu görüyoruz. Bu nedenle iş dünyamızda kadın gücünün tüm imkanlarıyla depremden etkilenen kadınlarımıza, annelerimize, bacılarımıza elini uzatmaya devam etmesi değerlidir. Bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında tüm iyi dileklerimiz ve kalbimiz onlarla birlikte. Kadınlarımızın dirayeti ve azmi sayesinde bu zor günleri kısa sürede atlatacağımıza inanıyorum. Çünkü kadın varsa her zaman umut vardır.

“Dayanışma bu 8 Mart’ta daha da önemli”

Globelink Ünimar İnsan Kaynakları Yönetimi Müdürü Burcu Altaş: Millet olarak beyin sarsıntısı felaketinden dolayı derin bir ızdırap içindeyiz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kızlarımızın ve kadınlarımızın hem eğitim hem de iş hayatlarında ne kadar değerli olduklarını anlamamız için çok değerli bir gün olsa da bu yıl bu anlamının yanı sıra önemini de anladığımız anlamına geliyor. dayanışma ve birbirimize destek olmaktır.

Globelink Ünimar olarak depremin ilk anından itibaren kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve paydaşlarımız ile yakın temas ve iş birliği içindeyiz. İlk gün Ahbap Derneği ve AFAD’a maddi destek sağlarken, bölgede görev yapan çalışanların ve gönüllülerin ihtiyaçları doğrultusunda; Afet bölgesine içme suyu, gıda ve ihtiyaç malzemelerinin ulaştırılması konusunda misyon üstlenmeye devam ediyoruz. İhtiyaçları karşılamak ne kadar değerli olsa da hayatı yeniden canlandıracak projelere destek olmak da çok değerli. Umut her zaman vardır mottosuyla Türk Eğitim Vakfı’nın Yarım Kalmasın projesine ek olarak 8 Mart’ta afetzede öğrencilerimizin eğitimlerine burs fonu ile destek olduk. Bundan sonraki süreçte de bölgeye yönelik çalışmalara temel olmaya devam edeceğiz.

“Bir yıllık emekli maaşımızı depremzedelere gönderelim”

TÜGİAD Genel Başkanı Nilüfer Çevikel: Kadınlarımız her zaman olduğu gibi depremlerde de birçok zorlukla karşılaşıyor. Bu amaçla; Bir yıllık emekli maaşımı depremzedelerin acılarını hafifletmek ve mümkünse onlara istihdam yaratmak için AFAD’a bağışlıyorum. Benim gibi iş dünyasından birçok ismin bu yasa ile emekli olduğunu biliyorum. Onları bu amaç için bağış yapmaya davet ediyorum. Kültürel çevre, ailevi sorumluluklar, eğitim düzeyi vb sebeplerle kadınlar iş dünyasında erkekler kadar yer alamamaktadır. Bunun karşısında ticareti erkeklerle ilgili bir dünya olarak gören anlayış akıllarda ilk sırada yer almaktadır hem erkeklerin hem de kadınların. Ancak kadınların iş hayatına daha fazla katılımı bir demokrasi ve toplumsal kalkınma meselesi olarak görülmelidir. Kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal hayatta daha fazla rol oynadığı bir toplum ancak nitelikli bir dönüşüm sağlayacaktır. Bu nedenle kadınların içinde yaşadıkları toplumda karar mekanizmalarında söz sahibi olabilmeleri için en etkili yol iş hayatına katılımlarıdır.

Kadınların iş dünyasındaki ekonomik katkısı oldukça maliyetlidir. ‘Bu yetmez’ diyoruz. Yönetici ve girişimci noktasında kadınlar daha fazla yer almalıdır. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk sayesinde tüm dünyanın gözü önünde aldığımız bu hakları kullanmak ve çalışmak durumundayız. Daha fazla kadın yöneticiye sahip olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Kadınlarla ilgili bahislerin sadece seçim dönemlerinde veya Dünya Kadınlar Günü’nde gündeme getirilip sonra unutulmaması için hepimize değerli bir sorumluluk düşüyor. Sürdürülebilir büyümenin en değerli kilit noktalarından birinin istihdam olduğunu ve bu kilidi açacak en değerli anahtarın da kadınlarımız olduğunu unutmayalım.

“Kadın istihdamı en önemli konumuz”

NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı İkram Güral Gür: 6 Şubat’ta hayatımızda çok şey değişti. Ülke olarak çok büyük bir acı yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz. Büyük bir bölgeyi etkisi altına alan deprem ülkemizi de sardı. Hayatını kaybedenler ve ailelerini kaybedenler için duyduğumuz acı tarif edilemez ve asla geçmeyecek.

NG Kümelenmesi olarak deprem bölgesi için depremin ilk gününden itibaren üslerimize başladık ve kesintisiz devam ediyoruz. Nafi Güral Eğitim Vakfı olarak AFAD’a 5 milyon TL nakdi bağışta bulunduk. Hatay Bölgesi’nde kullanılmak üzere 250 adet konteyner siparişi verdik.

Valiliğimiz ve AFAD tarafından NG Afyon otelimize gönderilen depremzedelerimizi ağırlamaya devam ediyoruz.

NG Kümelenmesi olarak gerek otellerimizde gerekse fabrikalarımızda kadın istihdamı her zaman önceliklerimizden biri olmuştur. Çalışanlarımızın değerli çoğunluğu kadındır. Depremin yaralarını sarmak için kadından çocuğa, öğrenciden engelliye kadar toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçlarının karşılanması, umutların yeşermesi çok değerli. Bu noktada biz de elimizden geldiğince müdahil olduk ve Nafi Güral Eğitim Vakfı aracılığıyla üzerimize düşeni yapıyoruz. Bölgedeki kadınların eğitimini ve inisiyatifini destekleyecek her projenin yüksek bir maliyeti olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Önümüzde uzun bir yol var ve bunları birlikte aşacağımıza inanıyoruz.

“Kadının alın teri paha biçilemez”

TARSİM Genel Müdürü Serpil Günal: Dokunduğu her şeyi güzelleştiren, zengin bakış açılarıyla toplumsal hayata değer katan yeni nesillerin yetişmesinde çok değerli bir rol üstlenerek; Tüm kadınlarımızın geleceğe anlam katan emeği, alın teri ve emeği paha biçilemez bir değer…

Çok kısa bir süre önce ülkemizi derinden etkileyen büyük bir deprem felaketi yaşadık. Bir daha böyle felaketler yaşamamak dileğiyle.

Cesareti ve gücüyle her türlü zorluğa göğüs geren başta şok bölgesindeki kadınlarımız olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.

“Bu zor günleri atlatacağız”

Teknosa Genel Müdürü Sitare Sezgin: Tüm dünyada olduğu gibi afetlerden en çok etkilenen kümelerin başında kadınlar gelmektedir. Sadece kendilerine değil, çocuklara ve yaşlılara da baktıkça omuzlarındaki yük artıyor. Şu an için acil ihtiyaçlar hala gündemde. Başta hijyen ürünleri ve temiz iç çamaşırları olmak üzere tüm temizlik ürünleri değerlidir. Teknosa olarak depremin ilk gününden itibaren bölgeye teknolojik ürünlerin yanı sıra temel hijyen ürünlerinin de ulaştırılması için çalışıyoruz. Orta ve uzun vadede değişen ihtiyaçlar doğrultusunda temellerimizi koruyacağız.

Kadınlar her zaman olduğu gibi deprem bölgesinde hayatı yeniden inşa etmek için canla başla çalışıyor. Teknosa olarak bu zorlu yolculukta kadınlara destek olacak projeleri hayata geçirmek için hazırlık yapıyoruz. Özellikle ‘Kadın için Teknoloji’ projemiz ile bölgedeki kadınları, çocukları ve gençleri dahil edecek sürdürülebilir çalışmaların içinde olacağız.

Deprem felaketi hepimizi derinden yaraladı. Çok zor günlerden geçiyoruz ama umudumuzu kaybetmeden el ele vererek bu zor günleri aşacağımıza inanıyoruz. Teknosa olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde depremden etkilenen kadınlarla dayanışma ağımızı genişletiyoruz.

2021 yılında Sabancı Vakfı ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) iş birliğiyle şiddete uğrayan ve teknolojiye erişimi kısıtlı kadınlar için toplumsal farkındalık ve dayanışma hareketi başlattık. “Kadın İçin Teknoloji, Herkes için Dayanışma” mottosuyla yola çıkan proje kapsamında herkesi çekmecelerinde kullanmadıkları akıllı telefonlarını bağışlamaya ve şiddete uğrayan kadınların seslerini duyurmalarına katkıda bulunmaya davet ettik. . Şimdi bu proje ile deprem bölgesindeki kadınlara öncelik veriyor ve bunu yaygınlaştırıyoruz. Bağış olarak mağazalarımıza getirilen telefonların tamir ve bakımını yaparak Sabancı Vakfı vakfı ve TKDF aracılığıyla bölgedeki kadınlara ulaştıracağız.

Ayrıca Mart ayı boyunca tüketicilerimizin yapacağı her akıllı telefon bağışına Teknosa olarak bir akıllı telefon bağışında bulunacağız. Bölgedeki bağlanabilirlik ihtiyacına büyük önem veriyoruz. Toplumumuzun da kampanyaya hassasiyetle yaklaşacağına inanıyoruz.

Yine 8 Mart kapsamında sahip olduğumuz ‘Kadın için Teknoloji’ projemizin de katılımcılarından biri olan Mimoza Hanımlar Derneği ile deprem felaketi nedeniyle Mersin’e yerleşen ailelerimizin ihtiyaçlarına destek oluyoruz. 16 yıldır Habitat Derneği ile işbirliği içinde yürütüyor. Gıda ve hijyen paketlerimizi bölgeye ulaştırmaya başladık. 8 Mart’ta “Birlikte daha güçlüyüz” diyoruz.

“Mesleği belirleyen cinsiyet değil, eğitimdir”

Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik: 15 yıldır Türkiye’nin ilk kaynak mühendislerinden rahmetli babam Halil Kaya Gedik’in kurduğu Gedik Holding’i yönetmekteyim. Babam son derece vizyoner, açık fikirli bir insandı. Kendisi hayattayken şirketin yönetimini bana devretti. Yanımdaydı, yolumu açtı. Vefatından sonra firmalarımız sorunsuz bir şekilde yollarına devam ettiler. Aile şirketlerinde sürdürülebilirlik, babamınki gibi bir cüret ve ideoloji gerektirir.

Gedik Holding, kaynak, döküm ve vana gibi sanayi kollarında faaliyet göstermektedir. Ayrıca gurur duyduğumuz bir üniversitemiz var, Gedik Eğitim Vakfı çatısı altında 12 yıl önce kurulan İstanbul Gedik Üniversitesi. Holding yönetim kurulu başkanı ve üniversitemizin mütevelli heyeti başkanı olarak bayrağı babamın bıraktığı yerden daha yükseklere taşımak için canla başla çalışıyorum.

İş hayatında kadın olmanın zorlukları var elbette ama bence işin cinsiyeti öyle değil. Eğitimli ve tecrübeli, çalışan, yerinin hakkını veren kadınlar, erkeklerle eşit hatta daha uygun başarı gösterebilmektedir.

90’lı yıllarda sorumluluğu üstlendim ve ihracat atağımızı başlattık. Gedik Kaynak, kaynak branşında ilk ihracatı gerçekleştirdi. O zamandan beri uzun bir yol kat ettik. Öncelikle Avrupa ülkelerine başlattığımız ihracatımızı geniş bir coğrafyada 100’den fazla ülkeye taşıdık.

Şirketlerimizin yolculuğunda her zaman eğitimin, deneyimin ve aklın gücüne inanarak ilerledim. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. İngilizceyi uygun şekilde konuşabilirim. Aile şirketimizde babamla yemek pişirdim ve yıllar içinde deneyim kazandım. Dolayısıyla kadın olmanın herhangi bir dezavantajını yaşamadım. 2 kız annesiyim. Kızlarımı da bu bakış açısıyla büyüttüm. Öte yandan şirketlerimizde kadın çalışan sayımızın artması için de çaba sarf ettim. Gedik Holding’te çalışan kadınlar erkeklerle eşit haklara sahiptir ve performanslarını sergileme fırsatına sahiptir.

“Mesleğin cinsiyeti yoktur eğitim vardır” mottosuyla son 3 yıldır ücretsiz bayan kaynakçı eğitimleri düzenliyoruz. Sektörün kaynakçıya çok ihtiyacı var.

“İstikrarlı büyümede kadınların rolü büyük”

Arkas Holding Lojistik Hizmetleri Küme Lideri Diane Arcas Göçmez:

Büyük bir felaket yaşadığımız bu günlerde yaraları sarmaya çalışırken, kadının yumuşatıcı gücüne yeniden tanık oluyoruz. Bir çadırda yaşarken, bir bebekle ilgilenirken, onu yoktan var etmeye çalışırken…

Bu nedenlerle toplumsal yaşamda kritik bir role sahip olan kadınların ekonomik yaşamda işgücüne katılımlarının artırılması oldukça değerlidir.

Arkas olarak kadın istihdamına ve fırsat eşitliğine her zaman büyük önem verdik. Erkek egemen olarak bilinen denizcilik ve lojistik sektöründe kadınlarımızın başarısına tanık olmaktan büyük mutluluk duyduk. Arkas Holding’in istikrarlı büyümesinde kadın çalışanlarımızın da katkısı büyük. 2022 yılsonu itibarıyla Arkas Holding genel merkezindeki beyaz yakalı çalışanlarımız arasında kadın çalışan oranı yüzde 40’a, kadın yönetici oranı ise yüzde 36’ya ulaştı.

Lojistik şube şirketlerimizde üniversitelerin lojistik, uluslararası ticaret, işletme ve lojistik bölümlerinden mezun olan genç yetenekleri genç yetenek programına alıyoruz. Bugüne kadar programımıza katılan gençlerin yüzde 53’ü kadındı. Sevginin uyum sağlama gücü ile birlikte her şeyin üstesinden geleceğimize inancım sonsuz. Bu değerli günde tüm olumsuzluklara rağmen üreten ve fırsat bulan tüm kadın emekçilerin gününü kutluyorum.

“Kadınlar hayatın her alanında güçlü bir şekilde yer almalı”

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin:Her birimizin aklının ve kalbinin deprem kuşağında olduğu bu günlerde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamadan çok anma ruhuyla gerçekleştiriyoruz.

Bu güçlü günleri birlikte atlatmak ve yaralarımızı sarmak için afetin ilk gününden bu yana dayanışma içinde yaptığımız çalışmalarda girişimciler, yöneticiler ve turizm departmanında çalışan kadınların çok büyük ve pahalı bir payı var. 6 Şubat depreminden sonra önce turizm kolundaki kadınların ülkemizin sonra da sektörümüzün iyileşme sürecinde başı çektiğini gururla gözlemledik. Dünya çapında girişimcilerin yüzde 34’ünü kadınlar oluştururken, Türkiye’de bu oran yüzde 13 ile sınırlı. Cumhuriyeti armağan eden Büyük Atatürk’ün hedeflediği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak ve kadın-erkek eşitliğinin temellerini atmak düşüncesiyle ancak sektörel hayatın her alanında kadınların tam ve eşit katılımıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. , ekonomik ve sosyal hayat ve kadının hayatın her alanında güçlü bir konum alması fikriyle.

Bu bağlamda, kadının sosyal ve ekonomik konumunu uyumlu hale getirmek için çalışmaya devam etmeliyiz. Kadınların iş gücüne katılımının artırılmasında turizmin ön plana çıkarılması gerektiğine inanıyoruz.

“Kadınlar ekonomiyi rayına oturtuyor”

EBRD Türkiye Başkan Yardımcısı Hande İlaç: Kadınların işgücüne katılımı ve kadın girişimciliği, bir ülkede sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın temel direkleridir. EBRD, bu inançla 10 yılı aşkın süredir Türkiye’de kadın liderliğindeki işletmeleri gerçekleştirdiği projelerle desteklemekte ve kadınların ekonomiye katılımını güçlendirmek için özel sektörle iş birliği yapmaktadır. Deprem sonrası bölgede hayatın ve ekonominin canlanmasında kadınların büyük rol oynadığına inanıyoruz. Bu amaçla bugüne kadar yaptığımız gibi EBRD olarak deprem bölgesinde toplumsal cinsiyet eşitliği projelerine öncelik vererek; Bölgedeki Anadolu kadınlarının iş dünyasına katılımı için fon, mentorluk ve danışmanlık sağlamaya devam edeceğiz.

“Kadının olduğu yerde umut vardır”

Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli: Geniş bir coğrafyayı etkileyen deprem büyük bir felakete neden oldu. Çektiğimiz acı çok ama çok büyük. Ülke olarak birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla birbirimize sımsıkı sarılmamız, destek olmamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Bu zor günleri hep birlikte dayanışma içinde aşacağımıza yürekten inanıyoruz. Bu noktada umut da değerlidir. Umut hanım demektir. Kadının olduğu yerde umut vardır. Umutlu güçlü kadınlar, güçlü çocuklar yetiştirmede ve yaraları daha hızlı iyileştirmede de değerlidir.

Kütahya Porselen olarak Kadınlar Günü vesilesiyle umut dolu bir gelecek için geleceğin güçlü kadınlarının yetişmesine katkı sağlamak istedik ve çok anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attık. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin “Anadolu’da Bir Kızım Var” burs projesine destek verdik. 3 Mart – 3 Nisan tarihleri ​​arasında Kütahya Porselen sitemizde oluşturulan ilgili kategoriden yapılacak alışverişlerden elde edilecek gelirin tamamını Çağdaş Yaşam Desteği’nin “Anadolu’da Bir Kızım Var” burs projesine bağışlayacağız. Dernek.

Öte yandan içinde bulunduğumuz bu zor günlerin aşılması adına büyük bir sorumluluk bilinciyle hareket etmek ve afet bölgesine yönelik takviyelerimizi sürdürmek hepimiz için son derece değerlidir. ilk günden beri bölgenin ihtiyaçlarını yakından takip ediyor ve ihtiyaçları karşılamak için var gücümüzle çalışıyoruz.

Bu konuda tüm imkanlarımızı seferber ettik. Afetin ilk gününden itibaren hiç vakit kaybetmeden deprem bölgesi için takviye çalışmalarımıza başladık. NG ailesi olarak deprem sonrası ısıtıcı, ayakkabı, hijyen malzemeleri, giysi, battaniye ve gıda kolilerinden oluşan yardım malzemelerini toplayarak afet bölgesine gönderdik.

Eğitimin ülke geleceği için ne kadar değerli olduğunun bilincindeyiz. Bu kapsamda depremzedelerin eğitim giderlerinde kullanılabilmesi için AFAD’a 5 milyon TL nakdi bağışta bulunduk. Valilikler ve AFAD koordinasyonunda depremzedelerimizi depremin 4. gününden itibaren NG Afyon otelimizde ağırlamaya başladık.

Kütahya Konteyner Kent projesine katkı sağlamak amacıyla Hatay Bölgesi’nde kullanılmak üzere 250 adet konteyner siparişi verdik. Afet bölgesinde kurulan konteyner kentlerin sofra takımı ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla hazırladığımız paketleri yetkili kurum ve birlikler ile uyum içinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya devam ediyoruz.

“Kadınların güvenliğini sağlayacak önlemler alınmalı”

LOGO Ventures Yönetici Ortağı Merve Zabcı: 8 Mart Kadınlar Günü, kadın hakları ve kadının toplumda oynadığı rol konusunda farkındalık yaratmak için değerli bir gün. Ancak bugün Türkiye’de yaşayan kadınlar için bu yıl farklı bir anlam taşıyor. Bu dönemde özellikle kadınlar ve kız çocukları omuzlarında en fazla yükü hissedecek kümelerin ortasında öne çıkıyor. Onlara yardımcı olabilecek her takviye üzerinde organize bir şekilde çalışmamız gerekiyor. Beyin sarsıntısı sonrası yaraların iyileşmesi için uzun süreli çalışmanın ve devamlılığın şart olduğu kanaatindeyim.

“Bir kadın değişince tüm dünya değişir”

Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz: Depremden kuşkusuz kadın, erkek, genç, yaşlı, çocuk, yetişkin birçok insan etkilendi. Büyük ve yaygın bir travmadan geçiyoruz. Ancak bu türden büyük felaketlerin olduğu zamanlarda, kadın ve çocukların acil ihtiyaçları ne yazık ki ya hazırlıksız yakalanarak ya da aceleyle gözden kaçabilmektedir. Koton olarak bu alanda bazı projelere yön vermek için çalışıyoruz. Kadınların hayata hızlı bir şekilde tutunabilmeleri için fiziksel temellerinin çok hızlı bir şekilde güzelleştirilmesi son derece değerlidir. Hiç kuşkusuz bu büyük travmanın amacı hayatta kalanların bir an önce sağlığına kavuşmasıdır. Ama hepimiz biliyoruz ki ailemizdeki kadınlar zor anlarımızda en çok umut veren kadınlardır. Bulunduğu ortamın gücünü yükselten, hayat veren, canlandıran ve güven verendir. Atatürk’ün “Bir kadın değişirse bütün dünya değişir…” sözünü bugünlerde kucaklamalıyız diye düşünüyorum. Bölgedeki tüm kadınlara fiziksel ve manevi destek sağlayarak toplumsal iyileşmeyi hızlandırmalıyız.

“Birlikte daha iyi bir gelecek yaratacağız”

Yaşar Holding İcra Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar: Ekonomik ve sosyal kalkınma, kadının hayatın her alanına giderek daha fazla aktif katılımıyla elbette mümkündür. Kadın ve erkeğin birlikte yaşamaya istikrar kattığını ve başarının da bu istikrarın doğal bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Kadınların iş gücüne katılımı ve güçlenmesi, hem kendi yaşamlarında hem de toplumsal yaşamlarında değişim ve dönüşüm yaratmaktadır.

Dünyada ve ülkemizde kadınların iş hayatına daha fazla dahil olduklarını, çalışma alanlarının çeşitlendiğini ve yönetsel görevlerde daha aktif olduklarını görmekteyiz. Kadınların cesaretlendirilmesi, güçlü yanlarının doğru mentorlarla çalışma hayatına aktarılmasına fırsat verilmesi ve fırsat eşitliği yaratılması değerlidir. 2022 verilerine göre Türkiye’de kadınların işgücüne katılma oranı %35 seviyesinde. Eğitim seviyesinin artması ve kadınlara fırsat eşitliğinin sağlanması ile birlikte işgücüne katılım oranının çok daha uygun seviyelere geleceğine inanıyorum. Son yıllarda gözlemlediğim bir diğer bahis de kadın girişimci sayısındaki artış. Kadınlar yeteneklerini ve yaratıcılıklarını ortaya çıkarmak için daha çok çaba harcıyor ve yeni girişimlere imza atıyor. Cesaretle attıkları bu adımlar, Türkiye ekonomisine de katkı sağlıyor.

Yaşar Topluluğu olarak kadınları iş hayatında güçlendirmek, farklı beceriler kazanarak iş alanlarını çeşitlendirmek ve kadın çalışan oranını artırmak için projeler yürütüyoruz. Çalışanlarımız arasında kadın oranı %19 olup her geçen yıl artmaktadır. Yöneticilerimiz arasında kadın oranı %27’dir. Yönetim Kurulumuzdaki kadın oranı %40’tır. STEM alanında çalışan mühendisler arasında kadın oranı %51 iken, Ar-Ge çalışanlarımız içinde kadın oranı %40’tır. Bu oranların her yıl artması sevindirici. Kadınların farklı bakış açıları, sezgileri, empati yetenekleri, dayanıklılıkları ve sabırları ile hayata değer kattığına ve çalıştığına inanıyorum.

Kadınlar çeşitli alanlarda zorluklarla karşılaşmaktadır. Çok yakın bir geçmişte yaşadığımız ve hepimizi derinden etkileyen deprem felaketi ile birlikte kadınların bakım, barınma ve hijyen konusundaki sıkıntılarının arttığını görüyoruz. Bu konuda bazların artması sorunun çözümlenmesinde etkili olacağını düşünüyorum. Bölgede sayıca oldukça fazla olan kadın girişimcilerin sarsıntı ile kaybettiklerini geri kazanmak için üretime başlamaları da maddi ve manevi katkı sağlayacaktır.

Her konuda olduğu gibi bu konuda da kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliği ile sorunların üstesinden geleceğiz, kadın erkek için eşit ve birlikte çalışma yaşamını sağlayacak ve daha güzel bir geleceği birlikte yaratacağız.

“vazgeçme”

TÜİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta: Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarında özellikle yönetim kadrolarında kadın temsil oranlarına baktığımızda ciddi bir eşitsizlik görüyoruz. Hanım yönetim ekiplerinde yer almak ister ama önündeki engeller bu isteğini köreltir. Bu nedenle eşitliğin sağlanması için kadınların daha çok çalışması, gerektiğinde ısrarcı olması ve pes etmemesi gerekiyor. İş dünyasında da kadın yöneticiler açısından durum benzer. Son yıllarda sanayi ve ticaret odalarının yönetimlerinde hanımın adına rastlanmaktadır. Ülkemizde pozitif ayrımcılıktan söz edilecekse evet toplumumuzda kadınlara değil erkeklere pozitif ayrımcılık yapılıyor. Elbette bunun için çalışan birkaç kuruluş var. Bire bir görevde olan erkek ve kadınlara baktığımda, kadının başarı hikayesi, tecrübesi, iş bilgisi, becerileri, pratik düşüncesi, cesareti ile çok daha üstün olduğunu görebiliyorum. ve onun ekipmanı.

“Yeni hayat kadınların önderliğinde kurulacak”

İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli: Yılda sadece bir kez kadınların erkeklerle eşit olduklarını söylemelerinin, haklarını savunmalarının ve özgürlük taleplerini iletmelerinin en somut hali 8 Mart’tır. Farkındalık yaratma günüdür. Semboliktir ve tek başına asla yeterli değildir.

Kahramanmaraş’ta hepimizi derinden etkileyen depremler ve ardından Hatay ve Malatya’da meydana gelen depremlerde hayatını kaybeden tüm canlarımızı anmak ve hayatta kalan kadınlarımız için bu yıl 8 Mart’ta seslerini duyurmak diye düşünüyorum. maruz kaldıkları ayrımcılığa ve adaletsizliğe karşı daha çok karşı çıkmak, onları daha çok dinlemek, eşitliği teşvik etmek. Yola çıkan engelleri aşmak için daha güçlü ve daha dirençli durma günüdür.

Deprem gösterdi ki depremde en zor şey yeniden kadın olmak. Çocuklara ve yaşlılara da bakan kadınlar, tüm dünyada olduğu gibi afetlerden en çok etkilenen kümeyi temsil etmektedir. Barınma ve güvenlik gibi diğer büyük sorunlarla uğraşırken bir yandan da hem kendisinin hem de çocuklarının temel ihtiyaçları konusunda çok endişeli; sorumluluk alır.

Yine de ilk günden itibaren sarsıntılı bölgeden bir an bile ayrılmadık.dursunbeyajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
escort
istanbul escort
istanbul escort
istanbul escort
istanbul escort
adalar escort
arnavutköy escort
ataşehir escort
avcılar escort
bağcılar escort
bahçelievler escort
bakırköy escort
başakşehir escort
bayrampaşa escort
beşiktaş escort
beykoz escort
beylikdüzü escort
beyoğlu escort
büyükçekmece escort
çatalca escort
çekmeköy escort
esenler escort
esenyurt escort
eyüp escort
fatih escort
gaziosmanpaşa escort
güngören escort
kadıköy escort
kağıthane escort
kartal escort
küçükçekmece escort
maltepe escort
pendik escort
sancaktepe escort
sarıyer escort
şile escort
silivri escort
şişli escort
sultanbeyli escort
sultangazi escort
tuzla escort
ümraniye escort
üsküdar escort
zeytinburnu escort
istanbul escort
istanbul escort